Sağlık Televizyonu

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları » Erkeklik Hormonu Eksikliği

Erkeklik Hormonu Eksikliği Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları erkeklik hormonu eksikliği,hipogonadizmi,sperm,testosteron,testisler,hipofiz beziErkeklerin yeterince testosteron (erkeklik hormonu) üretmemesine ve sperm yapamamasına erkek hipogonadizmi denir. Bu yazıda esas olarak erkeklik hormonunun eksikliği ele alınacaktır.



*Tanım:
Her kadın belli yaşa geldiği zaman, overlerinin (yumurtalıklarının) östrojen ve yumurta yapımı durur. Buna menopoz denir. Aynı şekilde, erkeklerin de yaşı ilerledikçe, testislerinde hem testosteron hem de sperm yapımı azalır. Bu duruma andropoz diyenler vardır. Ancak erkeklerin hepsinde kadınlarda olduğu gibi hormon ve sperm üretimi sona ermez, 80 yaşındaki erkeklerin bazılarında hem sperm hem de testosteron üretimi devam edebilir. Bu nedenle andropoz terimi herkes tarafından kullanılmamaktadır.

Ergenlik sırasında erkek tipi gelişmede esas rolü oynayan hormon testosterondur (erkeklik hormonu). Erkeklerde testosteronun %95’i testislerde, %5’i böbrek üstü bezlerinde yapılır. Bu organlardaki testosteron üretimi beyninizin tabanında bulunan hipofiz bezi tarafından kontrol edilir. Hipofiz bezi salgıladığı hormonlar aracılığı ile bu kontrolü sağlar. Hipofiz bezinin bu işlevi ise beyninizin yine bir başka bölümü olan hipotalamus tarafından kontrol edilir. Hipotalamus ve hipofiz bezinin hastalıklarında olduğu gibi, hipofiz bezi, testisleri kontrol eden hormonları üretemez ise, hastanın testisleri normal olmasına rağmen testosteron ve sperm yapamaz.

*Nedenleri:
Erkeklik hormonu eksikliğinin nedenleri ikiye ayrılır. Birincisi, testislerinizin hastalanması sonucu meydana gelen hormon eksiklikleridir, buna primer erkeklik hormonu eksikliği denir. İkincisi ise, hipotalamus ve hipofiz bezinizin hastalıklarının erkeklik hormonu eksikliği yapmasıdır, buna da sekonder erkeklik hormonu eksikliği adı verilir (tablo-1).

-Tablo-1: Erkeklik Hormonu Eksikliğinin Nedenleri
A-Primer Erkeklik Hormonu Eksikliği Nedenleri
1-Kinefelter Sendromu
2-İnmemiş testis
3-Varikosel
4-Testislerin infeksiyonu (kabakulak vb.)
5-Kanser tedavisi
6-Travma sonucu her iki testisin hasara uğraması
7-Kronik hastalıklar (siroz, kronik böbrek yetmezliği, AIDS)
B-Sekonder Erkeklik Hormonu Eksikliği Nedenleri
1-Kallmann sendromu
2-Hipofiz hastalıkları
3-Sarkoidoz, tüberküloz ve AIDS gibi hastalıklar
4-Aşırı şişmanlık
5-Normal yaşlanma
6-Kortizonlu ilaçlar
7-Kronik sistemik hastalıklar
8-Kafa travması

X ve Y kromozomlarına cinsiyet (sex) kromozomu adı verilir. Normalde erkeklerde bir adet X kromozomu ve bir adet Y kromozomu vardır. Klinefelter Sendromu'nda doğuştan olan cinsiyet kromozomu bozukluğu vardır. Bu hastalarda bir adet Y kromozomu olmasına rağmen 2 veya daha fazla X kromozomu vardır. Bu fazladan olan X kromozomu çocukluk yaşından itibaren testislerin gelişmesini bozar ve testisler hem büyüyemez, hem de erkeklik hormonu ve sperm yapımı çok azalır. Kanser tedavisi sırasında uygulanan kemoterapik ilaçlar testislerin hormon sentezini azaltır. Ancak bu etki genellikle geçicidir. Ayrıca testislere uygulanan şua tedavisi (radyoterapi) testislerdeki hücreleri tahrip ederek hormon yapımını azaltabilir. Travma veya cerrahi sonucu her iki testis tahrip olursa hormon sentezi azalır. Tek testisin ürettiği hormon hastaya yeterli olacaktır.

Kallmann Sendromu'nda, hipofiz bezinizi kontrol eden hipotalamusun gelişmesi doğuştan bozuktur. Bu hastalarda hipofiz bezi, testisleri kontrol eden hormonları üretemez ve dolayısı ile testisler erkeklik hormonu yapamaz. Ayrıca, bu hastalar koku alamayabilir ve renk körü (kırmızı ve yeşil) olabilirler. Hipofiz tümörleri, hipofiz cerrahisi ve hipofize şua tedavisi uygulanması hipofiz bezini hasara uğratabilir. Bu nedenle hipofiz bezi testisleri kontrol eden hormonları yapamaz. Ayrıca hipofizden salgılanan aşırı prolaktin ve böbrek üstü bezinden salgılanan aşırı kortizol, hipofiz hücrelerinin hormon yapımını baskılar ve sonuçta hastanın erkeklik hormonu yapımı azalır. Aşırı şişmanlıkta hipofiz bezinde testisleri kontrol eden hormon yapımı ve dolayısı ile erkeklik hormonu yapımı azalabilir.

Erkekler yaşlandıkça testosteron yapımı azalmaya başlar, yaşlıların kan testosteron düzeyi gençlerden daha düşüktür. Amerika’da yaşı 75’in üzerinde olan erkeklerin %30’unda kan testosteron düzeyi normalin altındadır. Öte yandan, 80 yaşın üstündeki erkeklerin çoğunda kan testosteron düzeyi normal sınırlar içindedir ve bu kişilerin bazıları sperm üretmeye devam ederler.

*Belirti ve Bulgular:
Erkeklik hormonu eksikliğinin belirtileri için hastalığın başladığı yaş önemlidir. Hastalık daha doğuştan var ise, erkeklik hormonu eksikliğinin belirtileri hayatın ileri evrelerinde ortaya çıkar ve tedavi edilmedikçe bu belirti ve bulgular ömür boyu devam eder. Doğuştan ve çocukluk sırasında hastalık yok ise ve yetişkin yaşlarda hastalık meydana gelmiş ise daha farklı bir klinik tablo ortaya çıkabilir (tablo-2 ve tablo-3).

*Tablo-2: Ergenlik Sırasında Görülen Belirtiler:
-Ergenlik başlamaz
-Erkek tipi ses kalınlaşması olmaz
-Sakal, bıyık ve vücut kılları büyümez
-Kas gelişimi geri kalır
-Penis ve testisler küçük kalır
-Kol ve bacaklar gövdeye göre daha fazla uzar
-Memelerde büyüme (jinekomasti) olabilir

*Tablo-3: Yetişkinlerdeki Belirtiler:
-Cinsel isteğin azalması
-Cinsel aktivitenin azalması
-Sertleşmenin azalması (impotans)
-Kısırlık (sperm olmaması nedeni ile)
-Kemik erimesi (osteoporoz)
-Kas gücünün ve kitlesinin azalması (kaslarda zayıflama)
-Sakal ve vücut kıllarında azalma
-Tıraş olma sayısında azalma
-Memelerde büyüme (jinekomasti)
-Kendini yorgun ve bitkin hissetme
-Kendine güvenin azalması
-Konsantre olamama ve unutkanlık
-Enerji ve motivasyonun azalması
-İş veriminde azalma
-Hayattan daha az zevk alma
-Sıcak basması
-Terleme
-Kilo alma
-Kansızlık
-Akşam yemeğinden sonra uyuklama

Çocukluk ve ergenlik yaşlarında normal ama yetişkin yaşlarda erkeklik hormonu eksikliği ortaya çıkarsa, hormon azalmaya başladıktan kısa süre sonra belirtiler meydana gelir. Buna karşın fizik muayene bulguları için durum böyle değildir. Yetişkin insanlarda kıllarda azalma, kas kitlesi ve gücünde azalma meydana gelebilmesi için, hastalık başladıktan sonra yılların geçmesi gerekir. Bu nedenle yetişkinlerde, erkeklik hormonu eksikliğinin fizik muayene bulgularının olmaması, hastalığın olmadığını göstermez.

*Teşhis:
Erkek çocuklarda hastalığın tanısı erken konursa, pubertenin (ergenliğin) gecikmesi önlenir ve çocuğun cinsel gelişimi ve erkeklik yönündeki gelişme normal olarak tamamlanır. Yetişkinlerde erken tanı konulur ise, kas güçsüzlüğü, kemik erimesi gibi sorunlar daha ortaya çıkmadan engellenebilir. Hastalığın tanısını koyabilmek için kan testosteron seviyesi ölçülmelidir. Normal insanlarda kan testosteron düzeyi günün saatine göre değişiklik gösterir. Ama en yüksek seviyesine sabahleyin ulaşır, bu nedenle hastaların kan testosteron düzeyine sabahleyin bakılmalıdır.

Erkeklik hormonu eksikliğinin nedeninin primer veya sekonder olduğunu anlayabilmek için, başka hormonların da kan düzeyi ölçülmelidir. Ayıca kemik mineral yoğunluğuna bakılmalı, kan sayımı yapılmalıdır. Gerektiğinde bunlara ilave olarak hipofiz MR, testis ultrasonografisi, semen (mani) analizi, genetik testler ve testis biyopsisi yapılabilir.

*Tedavi:
Ergenlik yaşından sonra hangi yaşta olursa olsun tedaviye başlandıktan sonra belirti ve bulguların çoğu ortadan kaybolur. Sakal, bıyık ve diğer vücut kılları büyür, cinsel işlev bozukluğu düzelir, çocuklarda erkek tipi gelişme sağlanır. Erkeklik hormonu eksikliğin nedeni primer testis hastalıkları ise, çocuk olması için etkili bir tedavi metodu yoktur, bazen yardımcı üreme teknolojileri yarar sağlayabilir. Bu nedenle primer testis hastalıklarında sadece testosteron tedavisi uygulanır. Erkeklik hormonu eksikliğinin nedeni hipofiz veya hipotalamus hastalıkları ise ve testisler normal ise, hipofiz hormonlarının verilmesi sperm üretimini uyarır ve bu tedavi yöntemi hastanın büyük bir ihtimalle çocuk sahibi olmasını sağlar. Eğer bu hastalar çocuk sahibi olmak istemiyorlar ise, sadece testosteron tedavisi verilir. Erkeklik hormonu eksikliğinde tedavi kesilmez, hastalar çok uzun süre tedavi edilmelidirler.

*Testosteronun Verilme Yolları:
-Enjeksiyon:
Kas içine yapılmalıdır. 2-4 haftada bir enjeksiyon yapılan olduğu gibi, 2-3 ayda bir yapılan ampuller de vardır.
-Flasterler (patch):
Bu tür flasterler testosteron ihtiva ederler ve deriye yapıştırılır. Deriden emilen testosteron tedavi için yeterli olmaktadır. Bunlar sırt, üst kol, karın ve kalçaya yapıştırılır. Deri reaksiyonu olabileceği için yapıştırılan bölge değiştirilmelidir. Bunların testislere yapıştırılan tipleri de vardır.
-Jel:
Bu jeller testosteon ihtiva ederler. Bunlar omuz, üst kol, sırt ve karına sürülür. Bunlarda da deriden emilen testosteron hastanın tedavisi için yeterli olmaktadır. Jeller genellikle sabah sürülmeli ve eşe bulaşmayı önlemek için mutlaka burayı örten tişört gibi giysiler giyilmelidir.
-Yanak içine veya diş etine yapıştırılan tabletler:
Bunlar konveks tablet şeklindedir, tükürük ile karşılaşınca testosteron açığa çıkar. Bu tabletler kesici dişlerin yakınına, üst yanak içine veya diş etine parmak ucu ile uygulanır. Günde 2 kez uygulanır, yiyecek ve içecek ile etkilenmez. Uygulandıktan sonra yapışması için 30 saniye beklenir. Yapıştıktan sonra burada 12 saat kalmalıdır.
-Ağızdan alınan tabletler:
Bu tür erkeklik hormonu tabletleri uzun süreli tedavi için önerilmez. Ağızdan alınan bu ilaçlar karaciğere zarar verebilir, kolesterol düzeyini arttırabilir ve bunun sonucu olarak da kalp krizi meydana gelebilir.

*Testosteron Tedavisi Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler:
-Prostat kanseri olanlara,
-Prostat nodülü (yumru) olanlara,
-Fazla kanı olanlara,
-Uykuda solunumu duranlara,
-İleri dönemde kalp yetmezliği olanlara,
testosteron tedavisi uygulanmamalıdır. Tedavi altındaki hastalar bu yönden izlenmelidir.

Detaylı Bilgi İçin:

www.ide-m.com

Etiketler: erkeklik hormonu eksikliği hipogonadizmi sperm testosteron testisler hipofiz bezi

Yayın Tarihi: 17.02.2011     Görüntülenme Sayısı: 33580

75

Prof. Dr. Hakkı KAHRAMAN

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

EmailUzmana Soru Sor

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları kategorisinin diğer konularına bak...

Kategoriler
Psikolojik Hastalıklar
Çocuk Kalp Hastalıkları
Üro-Genital Sistem Hastalıkları
Cilt Sağlığı ve Bakımı
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Plastik ve Estetik Cerrahi
Ana Sayfa   Uzmanlarımız   Güncel Haberler   Sağlık Ürünleri   Bize Ulaşın   Rss

Copyright © 2009 DoktorCare.com. Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yayınlanan video ve makaleler kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. Doktor Çare.

UYARI:
DoktorCare.com'un içeriği ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir tıbbi tedavinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. DoktorCare.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitemizdeki yazılar, videolar sadece bilgi vermek amacı ile yayınlanmaktadır, uzman hekimlere danışılmadan kesinlikle tedavi için kullanılmamalıdır. Site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

Site Yapım: www.SiberMedya.com